VIO.ME Mücadelesine Destek İçin Çağrı

FacebookTwitterGoogle+
Sevgili dayanışma destekçileri,
Sizi VIO.ME işçilerinin mücadelesindeki son gelişmelerden haberdar etmek isteriz.
Bildiğiniz gibi, son dört yıldır yaşamımız ve onurumuz icin savaşıyoruz. Biz işçiler bu süreçte ittifaklarimizi toplumsal alanda kurmayı tercih ettik. Muhtelif siyasi örgütlerin bizimle “ayricalıklı” bir ilişki kurma ve mücadelemizi kendi dar partizan ölçütleriyle yönetme isteklerini hep redddettik. Konuşmak ve iletişim kurmak icin bize yapılan tüm çağrıları ise elbette kabul ettik.
Toplumun geniş bir kesimi yanımızda yeralıp ellerinden gelen herşeyle bizi desteklemeye karar verdiğinde, büyük bir dayanışma ağı da kurulmuş oldu. Bunu, toplumun tüm kesimlerinin katılımına açık olan ve mücadelenin siyasi gidişatı da dahil birçok mesele hakkında kararların verildiği ortak meclisler ve bu yolla inşaa edilen güven ilişkileri takip etti.
Birçok siyasi örgüt biz işçilerin bu meclislerde geniş bir toplumsal kesimle birlikte kurduğumuz politik çerçeveyle hemfikir oldu. Bu örgütler, halen VIO.ME fabrikasını üretim üzerinde işçilerin kontrolü ve işçi özyönetimi ile işletme çabalarımızı desteklemekteler.
Mücadelemizi destekleyen siyasi güçlerden birisi de SYRIZA idi; mevcut basbakan bizzat fabrikanin işletmesi ile ilgili yaşadığımız sorunların derhal çözülmesi icin açıklamalarda bulundu, buna yönelik çalışmayı taahhüt etti.
Ancak tabi ki, bu sözler ve taahhütler SYRIZA iktidara geldikten sonra gitgide muğlaklaştı. Muhalefetteyken sergiledikleri kararlılığın yerini ürkeklik ve ara bir yol bulmak icin daha önce uzlaşılan politik çerçevenin dışına çıkan taviz önerileri aldı.
SYRIZA’nin 8 ayın sonundaki büyük başarısı VIO.ME mücadelesini yargı sisteminin çarklarına terketmek olmuştur. Ki aynı yargı sistemiVIO.ME‘nin eski sahibi Christina Philippou’yu aylarca hapis cezasına çarptırdıkan sonra serbest bırakmış ve hapis cezası yerine güçlü “bağlantı”ları olan bir belediyede sözümona kamu hizmeti yapmasına izin vermiştir.
“Gelmiş geçmiş ilk sol hükümet” bizi yargı sisteminin ellerine bıraktı. Ki bu yargı sistemi Yunan toplumunu beş yıl boyunca sömüren ve mahvedenleri cezalandırmak icin hiçbirsey yapmamış, bu sömürü ve yıkımın sorumlularını salıvermiştir.
Zaten bugüne kadar verdikleri kararlar yargıçların politik duruşlarının ne olduğunun kanıtıdır: biz işçilerin eski işverenlerimizin bize borçlu oldukları parayı talep etme hakımızın meşru olmadığını bile söylediler. Hakkımızı talep etmek için eyleme gectiğiimiz her seferinde, Philkeram şirketinin mülküne müdahale ettiğimizde de, fabrikayı yeniden işletmeye başladığımızda da, yargıçlardan hep aynı cevabı aldık.
Ve elbette, fabrikanın işlemeye devam etmesi ve burada kalmaya karar veren biz işçilerin işsiz kalmaması için bir cözüm bulma konusunda hiçbiri kıllarını kıpırdatmadılar.
Mahkeme kararına göre, VIO.ME tesislerinin bulunduğu arazi 26 Kasim 2015 Perşembe günü ve bundan sonraki 3 hafta perşembeleri açık artırmaya çıkarılacak. Bu süre içinde bir alıcı çıkmazsa, bir alıcı bulunup arazi satılana (ve dolayısıyla biz fabrikadan atılana) kadar süreç devam edecek.
Açık artırmaya çıkarılacak arazi 14 ayrı arsadan oluşmakta. Bu arsaların bazıları ise  istihdam yaratarak topluma yaptığı katkılar için fabrikanın eski sahibi Phillipou’ya Yunan hükümeti tarafından doğrudan veya dolaylı olarak hibe edilmiştir. Şimdi ise bu arsalar VIO.ME‘nin ana sahibi Philkeram’ın alacaklılarını memnun etmek icin açık artırmaya çıkarılıyor: Kamu Gelirleri Idaresi, Sosyal Güvenlik Dairesi, Philkeram’in eski çalışanları, bankalar ve tedarikçiler.
VIO.ME tesisleri tüm arazinin yaklaşık 1/7’sini kaplıyor ve bu kısım kolaylıkla Philkeram’ın geri kalan gayrimenkullerinden ayrılabilir.VIO.ME alt kuruluşu olduğu ana şirket Philkeram tarafından felakete sürüklenmiş olmasına rağmen iflas müzakerelerinde VIO.MEçalışanlarının esamisi okunmuyor. İflasin baş sorumlusu Philiipou Ailesi’nin kötü yönetimi ve VIO.ME gelirlerini dışarı aktarıp fabrikayikişisel çıkarları için borca batırmaları olduğu halde VIO.ME sürecte tamamen görmezden geliniyor. Oysa ki her iki şirketin de normal şartlarda işletilebilmesi için yeterli kapasite bulunduğu DELOITTE danışmanları tarafından da doğrulanmıştı.
Yargı sistemi bir kere daha sermayenin tarafında yer aldı ve calışma haklarını sahiplenen işçilerin aleyhine kararlara imza attı.  Ve tabi ki devlet de çözüm üretme sorumluluğundan kaçınıyor.
Bu nedenle biz VIO.ME işçileri, bütün bu mücadele sürecinde yanımızda olan sizleri 26 Kasım Perşembe günü açık artırmada bulunmaya ve işçileri VIO.ME fabrikasından tahliye etme oyununu bozmaya çağırıyoruz. Bu fabrika bizim iki sene boyunca bir mücadele ve özgürlük alanına dönüştürmeyi başardığımız mekandır.
Sizi bizimle yanyana durmaya, emekçilerin üretici güçleri sermaye sınıfından –ki zaten üretimi denizaşırı ülkelere kaydıran da onlardır– özerkleştirme çabalarını desteklemeye çağırıyoruz.
Biz işçiler fabrikayı terketmeyeceğimizi ve hayatlarımızın bu fabrikaya bağlı olduğunu ilan ettik ve sizi de bu fabrikanın çarkının dönmesini desteklemeye çağırıyoruz.
Sizi bizimle yanyana durmaya çağırıyoruz, çağırıyoruz ki “uzmanların” tavsiyelerinden öte bir çözümün varolduğunu hep beraber gösterelim: bu kez çözüm mücadelenin içinde birebir yeralanlarımızda, yolu aydınlatan lambalarda değil.
Dayanışmayla,
VIO.ME işçileri genel meclisi